*5 yaşındayken oyun hamuru, çamaşır suyu, zeytin yağı, su, sabun gibi birkaç şeyi karıştırarak kendimce kedi zehiri yapmıştım. Bak bak kafaya bak o zehiri mahalledeki her çocuğa satmıştım 5 bin lira karşılığında. Sonra çocuklar verdiğim şeyin kedi öldürmediğini farkettiler. Bende “Kedinin g.tüne süreceksiniz anca öyle öldürür.” dedim. Paraları geri vermem gerekmedi. Kimse kedinin g.tüne ulaşamadı.
*Yine insanlardan nefret etme durumuma dönüyorum sanırım. Erkekler; benimle aynı tür insanlarla ilgilendiğiniz için sizden nefret ediyorum, potansiyel tehlikesiniz. Kızlar; beni deli ettiğiniz için sizden nefret ediyorum. Erkek olup kız gibi olanlar; yürüyün gidin size Bülent Ersoy baksın.
*Genelde büyük kanalların Avrupa yayınlarında ya da dandik kanallar olan birşey var. Böyle salak sulak yarışmalar yapıyorlar. Mesela dört harfli bir sebze soruyor, ilk harfi vermiş mesela. Bilene beş bin euro para ödülü. Bir tane bir karış etek giymiş, Türkçe ile alasız bir kız koyuyorlar. O orda saçmalıyor. 10-15 tane gerizekalı katılıyor yarışmaya dört harfli sebze olarak ıspanak diyorlar. Ondan sonra aklı başında biri katılıyor. Yapıştırıyor cevabı. Stüdyoda artık sessizlik hakim. Gitti beş bin euro. Geçmiş olsun.
*Depremin olduğu yaz anneannemlerde kalmıştım, okullar bizim için geç açılmıştı o sene. 8 yaşındayım 9dan sürüyorum. Bir gece anneannemler mangal yaptılar. O kadar köfte niye vardı bilmiyorum ama küçücük olmama rağmen tek oturuşta 35 köfte yedim. Ve kesinlikle gerçek bu atmıyorum yani. Tösun değilim ayıyım.
*Şu Ebru Şallının programında plates yaptığı kısım çok enteresan lan. Yakıyorlar kendilerini! Evet, yanıyoruuuuuuz eveeeeet çok güzeeeeeellll acıyı hisseediiiiiiin eveeeeeeett…
*Manganın “Yalan” diye bir şarkısı vardı; Aşk biraz palavradır, birazda aşna, aşna fişnaa… Birazda yalandandır sevmek birisini ömür boyuuu… Platonik olmaaaa, yazık sanaaaa… Aşk sevmek değil yalan, yalan dolan, hepsi yalan... Aşk sevmek değil yalan yalan dolan herşey yalan yalan dolan… Herkesin kendi fikri tabi.
*Küçükken felaket bir çocuktum ben ya. Etrafımdaki 1989 doğumlu ve daha küçük olanların büyük çoğunluğunu dövmüştüm. Fırat diye bir arkadaşım var, çocuğun belini ısırmışım ya! Sokağa çıktığımda “Kaçııııın Onur geliyooooo!” diye bağıran çocukları hatırlıyorum.
*İşte bu çok garip. İlk defa arkadaşım olmayan ve burayı okuyan bir insanla tanıştım. Ben her yere tembeltosun.org yazdığım için bir kız gördü bunu sonra “Sende mi orayı okuyorsun.” dedi. Yok dedim sen karıştırdın orası benim. Sonra kız şaşırdı falan sonra bir daha konuşmadık. Yinede mutlu oldum lan.
*Böyle canım bir acayip ölüm çekiyor. Ölürsem kim ağlar çok merak ediyorum. Dost gözüken düşmanlar, düşman gözüken dostlar, kedi görünen fareler, fare gözüken sıçanlar, insan gözüken hayvanlar, hayvan gözüken insanlar, aşık gözüküp olmayanlar, aşık gözüküp olanlar, yaşlılara, gençlere, herkese... Coca Cola... Ahhhh...(*o reklamdaki içtikten sonra çıkan ses)


