17 Ağustos 2009 Pazartesi

17 Ağustos 1999

deprem

16 Ağustos 1999… 2. sınıfın sonundaki yazın son günlerini zannettiğim günlerden bir tanesi. Begüm diye bir arkadaşım vardı. O gün kaza geçirmişlerdi. Trafik kazası. Oturduğumuz yerde duyulunca tabi annemle babam hemen gittiler diye hatırlıyorum. Bütün gün sitede oturup onların gelmesini beklemiştik. Gece geç saatte geldiler. Tam hatırlamıyorum ama 12 veya 1 olabilir. Tabi geldiklerinde evlerine gitmiştik… Cam falan girmişti Begümün sırtına galiba oralarıda pek hatırlamıyorum. Sonra eve döndük. Tarih 17 Ağustos gününe geçeli 1-2 saat oluyordu. Ben saat 2de yatmıştım o gece. Annemlerde 3 gibi yatmış. Daha uyumadan onlar 45 saniyelik deprem başlamış. Kimisi 7.4 diyor şiddetine kimisi 10 diyor 11 diyor. Atan tutan çok var. Ben o uzun ve şiddetli depremde uyanmadım. Annem beni kucağına aldığında ölü gibi davranmışım. Zaten odamdaki dolaplar falan yere devrilmiş hep. Annemde beni odadan çıkarırken kafama bir şeyin gelip öldüğümü düşünmüş. Ama beni babamın sırtına koyarlarken uyandım ben. Deprem sahneleri benim için babamın sırtında başlar yani. Neyse 5 katlı apartmanın 4. katında oturuyorduk ve inerken insanların bağrışmalarını falan hatırlıyorum. Pijamalarıyla sokağa dökülen insanlar, bazısı ayağına bir şey giyme fırsatı bile bulamamış. Koşturuyor herkes. Kafası yarılanlar var. Babamın babaannemi sırtında taşıdığını çok net hatırlıyorum.

Sitenin arkasında boş bir arazi vardı. Depremden sonra herkes orada beklemeye başladı. Zaten kimsenin gözünde gram uyku yoktu. Öyle bir şoktan sonra zor zaten uyumak. Fenerlerle apartmanın duvarlarına baktılar. Hatırladığım kadarıyla tahminimi söylüyorum; eğer o deprem 10 saniye daha sürseymiş şu yazı yazılmayacakmış.

Depremin bizim için bir tehlikeli yanı daha vardı. Depremden kurtulduk diye sevinemedik tam. Çünkü Kocaelide oturuyoruz, yetmedi Yarımcada oturuyoruz. Yarımcada ne var? Tüpraş! Ve Tüpraş bize top oynerken topumuzun kaçabileceği kadar yakın. Diyorlar ki Tüpraş patlarsa Kocaeli yok olur. Biz hemen yanındayız Tüpraş’ın. Yarımcada nüfus 2 katına çıktı birden herkese Hasan Yusuf eşlik etmeye başladı.

Sonra babamın kuzeni Oktay amca bizi geldi aldı 2. veya 3. gün, Tuzladaki yazlığına götürdü. Okullarda bayağı bir geç açıldı o sene. Her ne kadar depremi görüp yaşamış olsamda ailemden, tanıdıklarımda hiç kimse göçük altında kalmadı daha kötüsü hayatını kaybetmedi. Şanslı görüyorum kendimi. Umarım ki bu tür günler tekrar yaşanmaz. 10 yıl olmuş lan!

Bizi koruduğun için teşekkürler!

1 yorum:

Berque dedi ki...

Vay be :/ Ne diyebilirim ki..

Yorum Gönder

Si prega di notare: Anonim yorum yapıyorsunuz, kim olduğunuz anlaşılmıyor. Allah aşkına yapmayın. :) Yorumlama biçiminin yanındaki kutucuktan Adı/URLyi seçin URL yazmasanızda olur. Teşekkür ediyorum, saygılarımı gönderiyorum.

Related Posts with Thumbnails